Resim

Meddahlık Dediğin

Yazar:Mehmet DİNDAR   Okunma:344   Kategori:Bizden Yazılar   Tarih:2020-07-19 18:45:44  

 


Sahnede bir adam, elinde bir baston. Boynunda mendil.
Üç defa vurarak bastonuyla susturuyor izleyicisini ve ‘Hak Dostum Hak’ diyerek başlıyor anlatmaya…
‘Dediler ki ver aklını al dünyayı
Dedim tüm bir dünya zaten benim aklımda…’
Ünvanı Meddah, mesleği Meddahlık. Peki kimdir bu adam?
Bilgisayar kullanımının bu kadar yaygın olduğu bir dönemde,  kim elini bilgisayara atsa arama motoruna meddahlık nedir veya meddah nedir diye yazsa karşısına mutlaka 3-5 cümle çıkar. 
Nedir bu cümleler. İşte örnekler;
-Meddah veya kıssahan, bir topluluk önünde çeşitli hikâyeler anlatan ve taklit sanatı yapan kişiye denir. Bu oyuna ise meddah oyunu denir. Bir tek oyuncunun çeşitli kılıklara girerek bir oyunu canlandırmasıdır.
-Meddahlık için tek kişilik tiyatro diyebiliriz.
-Meddah, tiyatronun bütün kişilerini varlığında birleştiren bir aktördür. Yüksekçe bir yerde oturarak bir öyküyü başından sonuna kadar canlandırdığı kişileri ağız özelliklerine göre konuşturarak anlatır. Perdesi, sahnesi, elbiseleri, dekoru, kişileri bulunmayan bu tiyatronun her şeyi meddah denilen o tek adamın zekâsına, bilgisine, söz söylemedeki başarısına bağlıdır.
-Meddahın iki aracı vardır; biri boynuna doladığı mendili, öteki de elinde tuttuğu sopasıdır. Mendille çeşitli başlıklar yapar, terini siler. Sopayı da oyunu başlatmak, seyirciyi suskunluğa çağırmak, kapıyı vurmak için ya da saz, süpürge, tüfek, at yerine kullanır.

-Meddahın anlatısını günlük olaylar, masallar, destanlar, öyküler, efsaneler ve halk hikayeleri oluşturur.
-Günümüzde değişen kültür hayatı ve televizyonların evlere girmesiyle birlikte hikaye anlatma geleneği de yok denilecek kadar azalmıştır. Bundan nasibini alan meddah oyunu günümüzde artık Ramazanlarda özel olarak oynanmaktadır. Ancak günümüzde bu tiyatro geleneğine benzeyen stand up geleneği kendine geniş bir hayran kitlesi bulmuştur.
Evet okudunuz. Yani bu yazının dışında birçok yerde karşılaşacağınız meddahlık nedir,  meddah nedir diye sorduğunuz zaman karşınıza çıkacak cevaplar bunlar.
Bana sorarsanız meddah nedir diye, bence hamaldır meddah. 
Kültür Hamalıdır. Yaşadığımız toplumun genel kabul görmüş ahlak kurallarından tutun da, sosyal yaşam kurallarına kadar kültürümüzün oluşmasında emeği olan ve onu dünden bugüne taşıyan hamaldır Meddah.
Aynı zaman da eğlencedir Meddahlık.
Komiktir çünkü günlük olayları ve diğer hikâyeleri anlatırken hikâyenin içinde geçen karakterleri ayrı ayrı canlandırırken, onların ses taklitlerini yaparken, seyircisinin tüm dikkatini kendisine çekmek için şekilden şekle girerken, bir tebessüm bırakır izleyicisinin yüzüne.
Büyük bir yetenektir Meddahlık.
Perdesi, sahnesi, kostümü, dekoru, kişileri bulunmayan tek kişilik bir tiyatronun her şeyidir meddah ve bu tiyatronun başarısı o tek adamın zekâsına, bilgisine, söz söylemedeki yeteneğine bağlıdır. 
İçimizden biri olmaktır Meddahlık.
Tek başına sahneye çıkmak ve insanları anlattıkları hikâyeler ile güldürmek ve kıssalarından hisse almalarını sağlamak için bu insanları çok iyi tanımak gerekir. Meddahlar içinde bulundukları toplumun genelde alt tabakasından ve toplumu iyi tanıyan insanlar içerisinden çıkarlar. Toplumun ihtiyaçlarını, eksikliklerini bilen bu insanlar tabiidir ki kültürel yapının oluşmasında da büyük emek sahibidirler.
Dert sahibi olmaktır Meddahlık.
Kendi hayat standartlarını bırakarak yollara düşmek köy köy, kasaba kasaba gezmek. Rahat bir döşek sahibi olmamak. Eşinden dostundan uzak ve yollarda yaşamak tahmin edebileceğiniz gibi herkesin arzu edeceği ve hayalini kuracağı bir hayat değildir. Eğer böyle bir hayatı seçiyorsanız bir derdiniz var, bir yaranız var demektir. 
Tarihe bir not düşmektir Meddahlık.
Her ne kadar meddahlar hikayelerini kayıt altına almamış ve doğaçlama olarak sahnelemiş de olsalar. Anlattıklarının toplum üzerindeki etkileri ve kültürel altyapının oluşmasına katkıları sayesinde tarihe bir nebze de olsa yön vermiş isimsiz kültür elçileridir.
Günümüzde iletişim o kadar kolaylaştı ki binlerce kilometre uzakta bulunan biri ile dil bilmeden bile konuşa biliyor onun resimlerinden yaşadığı bölge giydiği kıyafet ve daha birçok konu hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.
Peki geniş bir coğrafyaya yayılmış atalarımız bu iletişim imkanlarına sahip olmadan nasıl oluyordu da sosyal hayat ve kültürel yaşam olarak birbirlerine bu kadar yakın ve yabancılardan bu kadar farklı olabiliyorlardı.
İşte tam burada söz uçar yazı kalır deyimi devreye giriyor. Bugünkü manasından farklı olarak söz uçar yazı kalır deyimi söz söylendikten sonra uçarak yayılır ve her yere ulaşır. Yazı ise yazıldığı yerde kalır manasında kullanılırdı.
Bizim toplumumuzda sözü uçuran ve her kesime ulaşmasını sağlayan meddahlardı.
Sözü uçuranlar toplumun birlik ve beraberliği, sosyalleşme, eğlence ve hoş vakit geçirme ihtiyacının da karşılığı idi.
Bugünkü internet, televizyon, radyo, sinema, tiyatro ve konser gibi sosyal ihtiyaçlarımızın yüzlerce belki de binlerce yıl önceki karşılığıydı Meddahlık.
Geçmişte sanatın, sanatçılığın zirvesidir Meddahlık.
Günümüz sanatçılarının aksine toplumdan kopmamak, namı arttıkça toplumdan ayrışmamak, aynı sofrada aynı tencereye kaşık çalmaktır Meddahlık. 
Meddahlık yalnızlıktır.
Meddahlık yoldur, yolculuktur.

Dünyaları verseler almamaktır,
Kendi aklındaki dünyayı vermektir. 


Galeri